skip to main | skip to sidebar
BeyazzGelincikVideo

26 Kasım 2009 Perşembe

Herkes Gibisin - Nazım Hikmet & Cem Karaca

Gönderen Kimliksiz zaman: 03:10 Hiç yorum yok:
Etiketler: Akrep Gibisin Kardeşim, Cem Karaca, Herkes Gibisin, Hiroşima, Nazim Hikmet, Yaşamaya Dair

20 Kasım 2009 Cuma

İbrahim Karaca - Abidin / Gündüzler ve Geceler

Gönderen Kimliksiz zaman: 11:21 Hiç yorum yok:
Etiketler: Abidin / Gündüzler ve Geceler, Derviş, İbrahim Karaca, Ölümsüz, Umudun Zeybegi, Yürek Cagrisi

13 Kasım 2009 Cuma

Okan Murat Öztürk - Yansımalar - Şemsiyemin Ucu Kare

Gönderen Kimliksiz zaman: 14:15 Hiç yorum yok:
Etiketler: Aşk Adamı Söyletir, Okan Murat Öztürk, Şemsiyemin Ucu Kare

Ümit Yilmaz - Parmaklarimin Ucunda

Gönderen Kimliksiz zaman: 14:11 Hiç yorum yok:
Etiketler: Parmaklarimin Ucunda, Sevcan Orhan, Ümit Yilmaz

4 Kasım 2009 Çarşamba

Sabahat Akkiraz - Yılgın Adası

Gönderen Kimliksiz zaman: 12:25 Hiç yorum yok:
Etiketler: Cayin Ortasında, Müzik, Sabahat Akkiraz, Türkü, Uzun Hava, Yılgın adası

2 Kasım 2009 Pazartesi

Ahmet Kaya - Nazli Yarim

Gönderen Kimliksiz zaman: 11:26 Hiç yorum yok:
Etiketler: Ahmet Kaya, Bahtiyar, Nazli yarim, Söyle

1 Kasım 2009 Pazar

Oğuz Boran - Istanbul

Gönderen Kimliksiz zaman: 14:07 Hiç yorum yok:
Etiketler: Fikrimin İnce Gülü, Istanbul, Oguz Boran, Seni Çok Seviyorum

Hasret Gültekin - Bağışla Sevdiğim

Gönderen Kimliksiz zaman: 11:07 Hiç yorum yok:
Etiketler: Açılış, Bağışla Sevdiğim, Etme Eyleme, Hasret Gültekin, Naz Çocuk, Sivas

Ali Haydar Can - Gökteki Yildizi (Uzun Hava)

Gönderen Kimliksiz zaman: 09:58 Hiç yorum yok:
Etiketler: Ali Haydar Can, Klam, Türkü, Xane
Daha Yeni Kayıtlar Önceki Kayıtlar Ana Sayfa
Kaydol: Kayıtlar (Atom)

Öz Yaşam

Fotoğrafım
Kimliksiz
Istanbul, Türkiye
Belki Ozan, Belki Şair, Belki Devrimci, Belki Jön, Belki Artis, Belki Hırsız, Belki Yiğit, Belki Yalancı,Belki Yalansız.. Belki Türk,Belki Ermeni.. Belki çirkin,Belki Güzel Belki Kötü,Belki İyi Belki Deli,Belki Zeki.. Belki Ölü,Belki Diri... Ömrü Geçmiş,Bir okuyun otopsiyi..
Profilimin tamamını görüntüle

Blog Arşivi

  • ►  2010 (3)
    • ►  Şubat (2)
    • ►  Ocak (1)
  • ▼  2009 (13)
    • ►  Aralık (3)
    • ▼  Kasım (9)
      • Herkes Gibisin - Nazım Hikmet & Cem Karaca
      • İbrahim Karaca - Abidin / Gündüzler ve Geceler
      • Okan Murat Öztürk - Yansımalar - Şemsiyemin Ucu Kare
      • Ümit Yilmaz - Parmaklarimin Ucunda
      • Sabahat Akkiraz - Yılgın Adası
      • Ahmet Kaya - Nazli Yarim
      • Oğuz Boran - Istanbul
      • Hasret Gültekin - Bağışla Sevdiğim
      • Ali Haydar Can - Gökteki Yildizi (Uzun Hava)
    • ►  Ekim (1)
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun
başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun
söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor
bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım
beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni
akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
her başını
bir dağ başlangıcında koyanım
senin
böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir
bizim aşkımızı solduranların korkusu
çünki elbette bir su
kendi akacağı toprağın sertliğini bilir
ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak
artık ırmak mı ne denir
işte devrim
ona benzer bir akışın hızına denir
yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın
şimdi senin uzanıp yattığın otlarda
yarın yeni bir yeşillik büyüyecek